Dikkat Uzmanlar Uyardı! Bu Ay Virüs Patlaması Yaşanacak! Önlem Şart

Eylül ayında virüsün etkisi giderek artıyor. Uzmanlara göre bu ay artış olacağı ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği açıklanıyor. Ayrıca bilim adamları maske kullanımının gerekliliği konusunda vurgu yaparak dışarı çıkan kişilerin bu detaya dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor.

Dikkat Uzmanlar Uyardı! Bu Ay Virüs Patlaması Yaşanacak! Önlem Şart

Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü olan Prof. Recep Tekin’in yaptığı açıklamalar ile gündem oluşturdu. Grip ve korona’nın sıklıkla karıştırılacağını söyleyen Tekin, aynı zamanda ateş, halsizlik, yorgunluk ve öksürük varsa grip’te olabilir korona virüs’te dedi. Aralarında ki tek farkın solunum sıkıntısı olduğunu söyleyen profesör, bu durumda hastanelere başvurulmasını söyledi. Bunun dışında yaşanan tüm semptomlar gripte olabilir diye uyardı.

1-) Yaşlılara Dikkat Edilmeli

Bütün bu semptomları yaşayıp solunum sıkıntısı çekmeyen hastalar olabilir. Şüphe edilmesi durumunda mutlaka hastanelere gelinmeli, kış ayı yaklaştığı için gripler çoğalacak lütfen karıştırılmasın diye de uyarak Tekin, bunun dışında zaten solunum sıkıntısı yaşayan yaşlıların dışarı çıkmaması ve çok dikkatli olmasını tavsiye etti.  


2-) Eylül Ve Ekim Aylarına Dikkat Edilmeli

Özellikle Eylül ve Ekim ayı ile birlikte artık grip mevsiminin de başladığını belirten Recep Tekin, "İkisi arasındaki görünen farklara baktığımız zaman aslında çok yakın hastalıklar olduğunu görüyoruz. Ateş, yaygın vücut ağrısı, halsizlik, öksürük ve baş ağrısı iki türde de olabilecek semptomlardan. Fakat Covid-19'u gripten ayıran temel özellik solunum sıkıntısı olmasıdır" diye konuştu. 

3-) ABD’li Bilim İnsanları Maske Uyarısı Yapıyor

Son dönemlerde gündemi meşgul eden Koronavirüs salgını tüm dünyadaki etkilerine son hızla devam ediyor. Öyle ki global çapta hem vaka hem de ölüm sayılarındaki artış insanlığı kasıp kavuruyor. Durum böyle olunca salgınla ilgili bulunacak bir ilaç ya da aşı merak konusu oluyor. Olaylar ve gelişmeler ışığında bilim insanlarının çalışmaları da devam ediyor. Bu çalışmalardan birisinin sonuçları aylardır kullandığımız maskelerle ilgili çarpıcı bir gerçek ortaya koyuyor.


Global çapta 28 milyonu geçen vaka sayısı mevcutken salgın kaynaklı yaşamını yitirenlerin sayısı 900 bin üzerine çıktı. Pek çok ülkede okulların eğitime açılması, virüs önlemlerinde gevşeklik sağlanması ve yakında gelecek olan kış mevsimi Koronavirüs sayılarının daha da artacağı endişesi yarattı. Oldukça karanlık görünen tabloda ABD’li bilim insanlarının yaptıkları açıklamalar umutları tekrar yeşertti. Özellikle kış mevsiminin yaklaştığı ve ikinci dalga korkularının en üst seviyelerde olduğu bu zamanlarda gelen açıklamalar bir nebze olsa da iyi bir havanın oluşmasını sağladılar. 


4-) Maske Kullanımıyla İlgili Çalışmanın Açıklamaları Umut Oldu

ABD’li bilim insanlarının yaptıkları açıklamalar salgının ilk zamanlarından bu yana dek hayatımızın bir parçası haline gelene maskelerle ilgilidir. Covid 19 için en büyük önlemin sosyal mesafeyi korumak ve hijyene dikkat etmek olduğu artık bilinen bir gerçektir. Salgınla ilgili bir ilaç ya da aşı henüz bulunmadığından gereken önlemler mutlaka alınmalıdır. Maske takmak da bu salgınla baş etmede oldukça önemlidir. Maske kullanımıyla ağız ve burun kapatılmakta ve bu sayede virüsün yayılması engellenmeye çalışılmaktadır. Öyle ki pek çok dünya ülkesi maske takmayı yalnızca kapalı ortamlarda değil açık ortamlarda da zorunlu hale getirmiştir. Ülkemizde de açık havada maske takma kuralı sıkı bir şekilde uygulanmaktadır. 

5-) Maske Kullanımının Aşı Etkisi Olabilir

Yapılan çalışmalar ve değerlendirmeler sonrasında salgınla ilgili olarak ABD’li bilim insanlarından son dakika açıklamaları geldi. Yapılan açıklamalarda maske kullanmanın Koronavirüs için kaba bir aşı etkisinde olabileceği ifade edildi. Yaygın maske kullanımı salgınla ilgili bağışıklık kazanılmasını destekleyici olabilmektedir. Öyle ki tarihe bakıldığında çok ağır salgın olaylarında da her zaman maske kullanımı var olmuştur. Veba, kuş gribi, İspanyol gribi gibi global çapta meydana gelen salgınlarda, salgının hızını kesmek için maske kullanımına önem gösterilmiştir. Günümüzde de salgının ismi ve niteliği değişse de hala en büyük silahlarımızdan birisi maske kullanmaktır. 


6-) İddiaları Desteklemede Uzak Doğu Örneği Öne Sürüldü

Uzmanlar açıklamalarını desteklerken Uzak Doğu örneğinden faydalandılar. Öyle ki Uzak Doğu’da maske kullanımı çok daha normal bir alışkanlıktır ve insanlar bilinen grip geçirdiklerinde bile maske takarlar. Bu alışkanlık salgının Uzak Doğu’da yavaşlamasına neden olan en önemi kriter olabilir. Tabi burada merak edilen konu maskenin aşı etkisinin nasıl olduğudur.Yani maske kullanmak virüse karşı nasıl aşı etkisi yapar?

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ABD’li bilim insanları maske kullanımında vücuda az sayıda patojen girdiğini ve bu az orandaki patojenin yarattığı enfeksiyonlarla bağışıklık kazanıldığını iddia ettiler. Bu durum bazı kişilerde kaba anlamda bir aşı etkisi oluşabilmektedir. Maske takmakta ki amaç nefesle yayılan damlacıkların yakalanması ve bu sayede farkında bile olmadan virüsü yaymanın önüne geçmektir. Bu uygulama istenen amaca ulaşılmasını sağlarken aynı zamanda ham aşı etkisi de yapabilmektir. 

7-) Önemli Olan Nüfusun Büyük Kısmının Kullanması

Maskelerin nüfusun büyük bölümü tarafından kullanılması önemlidir. Büyük bir grup tarafından kullanılan maskeler mükemmel yapıda değildirler. Özelikle kumaş olan çeşitler ve cerrahi maskeler birtakım viral partiküllerin vücuda girişine izin verecek yapıdadırlar.

Maskelerdeki bu yapı kişileri tekrar tekrar olmak üzere küçük oranlarda Covid 19’a maruz bırakır. Bu sayede vücut virüsü tanır ve vücudun virüsü eğitme ihtimali ortaya çıkar. Maskelerden küçük oranlarda geçen partiküller vücutta bu işleyişi oluştururlar ve bu da virüse karşı bağışıklık kazanılabilmesini sağlar. Tabi tüm iddialar henüz kanıtlanmış değillerdir. New England Journal of Medicine isimli akademik dergide bu iddialara yer verilmiştir. Aslında bahsedilen iddiaların net olarak kanıtlanabilmesi de çok mümkün olan bir durum değildir. Çünkü kanıtlama için maske takan ve takmayan kişilerin virüse maruz bırakılarak klinik deneylerin yapılması gerekir. Bu uygulama da tahmin edilir ki etik değildir. 

8-) Maske Takmak Aşı Gibi

ABD’li bilim insanlarının maske kullanımının kaba aşı etkisi yarattığı iddialarını, variolasyon diye bilinen aşılama teorisine göre oluşturdukları bilinmektedir. Bahsedilen aşılama uygulaması kişileri kasıtlı şekilde enfekte etmeye dayanır. Ancak bu durum az miktarlarda enfekte etme ve bu şekilde bağışıklık oluşturma şeklindedir. Bu sayede hastalığa karşı istenene koruyucu bağışıklık kazandırılabilir. Uygulama tarihe bakıldığında çiçek hastalığı için kullanılmıştır.



Fakat sonrasında modern aşılara geçilmiş ve zayıflatılan virüs formlarından faydalanılmıştır. Bilim insanları tarafından yapılan açıklamalara Dr. Monica Gandhi de destek vermiştir. California Üniversitesi bulaşıcı hastalıklar alanında doktor olan Gandhi ve epidemiyalog olan Prof. George Rutherford yüz maskelerinin bahsedilen variolasyon uygulaması gibi işlediklerini ifade ettiler. Virüs kapılsa da asemptomatik şekilde atlatmayı ve bu şekilde aşılanma benzeri bir etki olabileceğini söylediler.

Yapılan iddialara elbette eleştiriler de bulunanlar da oldu. Hatta iddia sahibi olan bilim insanları da insanların asla kasıtlı bir şekilde virüse maruz kalmamaları gerektiklerinin altını çizdiler. Yapılan çalışmalar kanıtlanmış değillerdir. Bu nedenle asla risk alınmamalı, önlemler gevşetilmemelidir. Arizona’daki bulaşıcı hastalık doktoru olan Saskia Popescu önlemler konusunda benzer ifadelere yer vermiştir. İddiaları destekleyecek çok sayıda veriye sahip olunmadığımdan dolayı hijyen, mesafe ve korunma önlemlerine aynen devam edilmesi gerekildiğini belirtmiştir. İddia gerçekliği ne olursa olsun salgınla mücadelede maske takmanın önemi büyüktür. 


BU YAZIDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRKorona İle Grip Arasındaki Farklar! İşte Böyle Anlarsınız

Etiketler

Gündem